Slide background
Slide background
Slide background
Slide background

artık hiçbir şeyi affetmeyecek kadar

tırnakla sökülüp koparılacaktır...”

(Nâzım Hikmet / Zafere Dair’den)

“ Ve zafer

Slide background

"Devrimci olduğunu söyleyip de

birer soytarıdan başka bir şey değildirler."

Ernesto Che Guevara

devrimci gibi davranmayanlar

Slide background

Ve elbette ki, sevgilim, elbet,

dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,

dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle : işçi tulumuyla

bu güzelim memlekette hürriyet...

Nazım Hikmet RAN

anasayfa-gorsel

YENİ BİR ŞAFAĞIN EŞİĞİNDE

Burjuva uygarlık, önce ütopyasını çaldığı insana dar etti dünyayı; sonra dünya kendisine dar gelmeye başladı!

Uzunca bir süredir tarihsel ve doğal sınırlarının doğrudan ifadesi olan bir krizin içinde kıvranıyor!

Ayrıca mevcut hegemonyanın çözülüşü, emperyalist güçler arasında yeni bir hesaplaşmayı zorluyor!  Çözülenin yerine neyi, nasıl koyacaklarını bilemiyorlar!

Kaos kaçınılmaz görünüyor!

Kapitalizm, devrimci durumlardan başını alabilirse, belirsizlik ve durgunluk bundan böyle teselli bulabileceği en iyi halleri olacak!

Sermaye şaşkın, çünkü tarihin sonuna işaret ettiği, kendisini rakipsiz gördüğü bir anda, zirveden düştü. Tutunacak dal arıyor! Sistemin çivisi çıkmış, dikiş tutmuyor! Nereye elini atsa elinde kalıyor! Bu yüzden aşağıya doğru yuvarlanmaya devam ediyor!

Savaş sancıları içinde, çaresizce bildiğini okuyor; geçmişte ne yaptıysa onu yineliyor: Sömürüyü artırarak, yükünü işçi sınıfının sırtına yıkarak krizden çıkmaya çalışıyor!

Can havliyle saldırıyor!

İşçi sınıfı, örgütsüz, yönsüz, ama mücadeleden vazgeçmiş değil, dünyanın dört yanında karşı koyuyor, savaşıyor!

Kriz, doğru değerlendirildiğinde, taşınmaz bir yüke dönüşen burjuva uygarlıktan kurtulmanın; insanlığı, sınıfsız, sömürüsüz yeni bir uygarlığa, komünizme taşımanın fırsatlarını sunuyor.

Ancak, bu fırsatlar bir tek koşulla, insanı kendi doğasıyla, doğayı da insanla yeniden buluşturacak bir doğumun aracı olabilir!

Bu koşul, tükenmiş, ama hala ayak direyen kapitalizme en son darbeyi vurmakla yetinmeyecek, özgür insanların ortaklaştığı yeni, evrensel bir uygarlığın kuruluşuna önayak olacak devrimci bir öznenin yaratılmasıdır!

Geçmiş deneme ve yenilgilerinden çıkardığı derslerle zamanın ruhunu okumakta ustalaşmış; bilgelik ve devrimciliği, sabırlı bir kuruculukla birleştirmenin gereğine inanmakla yetinmeyen, bunu başarmanın yegâne yolunu kolektif üretimde arayan bir özneyi yaratmak!

Hem çok kolay! Hem de çok zor!

Kolay; çünkü bütün nesnel koşullar hazır!

Zor; çünkü kapitalizm kendini tüketirken, insandan da onun doğasına ait olan çok şey aldı götürdü!

Sonucu, hiç kuşku yok ki işçi sınıfı, komünistler belirleyecektir!

Çünkü yalnızca işçi sınıfı yeni uygarlığı kuracak yeteneğe, güce ve soluğa sahiptir!

Çünkü yalnızca komünistler işçi sınıfının bu uzun ve zorlu yürüyüşünde gereksinim duyduğu, önemi eskiye kıyaslanmayacak ölçüde artan devrimci bilinci çoğaltacak sözün ve eylemin en inatçı, özverili işçileridir!

İşte bütün bu nedenlerle, kendilerine duyduğu özgüveni, insana duyduğu iyimserlikle birleştirmekten hiçbir zaman geri kalmamış komünistler, yaşadığımız evrensel likidasyonun ardından, bu topraklarda bize düşen ve her geçen gün ivedileşen bu görevi başarmak için biraraya geldik.

Burjuvaziyi alaşağı etmekle kalmayacak; sınıfsız, sömürüsüz bir uygarlığın devrimci sözünü üretip söyleyecek, devrimci eylemini örgütleyecek enternasyonalist komünist bir partiyi kurmak; aynı siyasal hedefler doğrultusunda ortaklaşacağımız diğer komünistlerle buluşmak için zorlu bir yürüyüş başlattık.